Salı, Ekim 13, 2009

Hopa Hobaaa BorÇka





Hayattan çalmak diye bir şey var mı?



Rutin giden berbat bir hayatın arasına biraz renk kattım bu hafta sonu. Ne birazı hatta rengarenk oldu valla. Mavi ile yeşilin muhteşem buluşmasını birbirleriyle iç içe tek vücut oluşlarını seyrettim. Bizzat şahit oldum. Ordaydım!
Kasvetli ve bunaltan çehresi ile Erzurum’dan başlayan yolculuk sarp sınır kapısında son buldu. Nerden başlasam anlatmaya bilemedim bak şimdi. Ama bu iki güzel günü paylaşmak içinde çok sabırsızlanıyorum. En iyisi yola çıkıştan başlayayım ben. Yok yok geceden başlayayım. Hatta önceki günü de anlatayım (?) bu bir haftayı anlatayım mı günlük kıvamında olsun yazı. Hatta dünlük evvelsi günlük felan… Yok korkma yaa şaka yaptım o kadarda değil. Sabah kalktım dişlerimi fırçaladım kahvaltımı ettim geyiğiyle beynini şişirmek değil niyetim. Ama yapabilirimde. Heheehe.

Çok beklentin olmasın bu yazıdan ben gittim gördüm beğendim. Veni vidi vici şekerim. Eğlenmekse; eğlenmek, dinlenmekse; dinlenmek, muhteşem bir göz banyosu yapmak kafayı biraz boşaltmaksa amaç o da mümkün. Deniz kenarında yakılan sigaranın dalga sesleri eşliğinde ciğerlere dolmasının verdiği zevk anlatılmaz, yaşanır! Dağların tepesine kurulan kulübe tipi evlerin içinde nasıl tipler oturuyor diye düşünmemek elde değil. Bir daha ki gidişimde bi kapıyı çalıcam valla. Merak ediyorum içerde ne yaşıyor? Kim yaşıyor? Nasıl yaşıyor yada yaşıyor mu??? Ama nerden gidilir o evlere nasıl gidilir yolu nerdedir çözemedim. Beklide her birinin birer helikopteri vardır onunla inip çıkıyorlardır(?) ancak öyle diyorum yani. Zaten helikopterleri varsa bile görmem mümkün değil o derece sık ağaçlarla bezeli dağlar. Boş olan bi karış toprak parçası yok. Mübarekler heryerden sürgün vermiş. Çoruhta bir güzellik katmış ki şehre sorma gitsin. Şırıl şırıl…

Hopada deniz kenarında şık mekanlar var. Adını hatırlayamıyorum isim hafızam pek yoktur ama bahçesinde hamak var ordan tanırsınız giderseniz. Heeehe. Mekanın Yemeklerini bilmem ama kahfaltılarını tavsiye ederim. Yidiim. Karadeniz taraflarına yolunuz düşerse muhlama yemeyi ihmal etmeyiniz efenim.

Hopadan sonrası Gürcistan zaten. Sınırları zorladık. Sarp sınır kapısında bi şansımızı denedik. Az kalsın yurtdışına çıkıyordum bu arada. freeshop felan varmış içerde bi bakıp çıkacam ayağına yattık ama yemedi kapıdaki gümrükçüler. Bir girseydim varya içeri valla o gazla devam ederdim dahada dönmezdim yurtiçine. Yurtdışı hayali yine yattı. Olsun ama yılmak yok. Neymiş efendim pasaportumuz yokmuş! Yeaakk yaaaa. Azimle şeyapan ıhhhmm ıhm. Neyse O sırada sınırdan geçen gürcüler vardı. Bildiğin insan işte. Yolda görsem ayıramam kim gürcü kim türk o derece .


Asma köprülere de değinmeden geçmek olmaz tabi. Çoruh’un üzerinden dağa giden uzun ince bir yol. Yükseklik korkunuz varsa ortasında kalırsınız. Ne gidebilir ne dönebilir. Arada sallanınca hele dizlerimin titrediğini hissettim. Ama bu heyecan yaşamaya değer. Adrenalin yüklemek lazım arada bünyeye. İyi geliyor…




Derler ya hani her şeyde vardır bir hayır diye, evet var bence de. Gidenin arkasından üzülmüştüm o kadar ama güzel günler geçirmemize vesile oldu. Böylesi hayırlıymış demek ki diyelim teselli olalım. Bu güzel hafta sonunda payı olan tüm arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim. İyi ki hayatımdasınız. İyi ki varsınız ve hep olun lütfen! Ihmm ıhm bak duygusala bağladım gibi yine ama yeri geldi sayın okur. Teşekkür faslına geçildiğine göre yazınında sonu geliyor demektir. Her şeyi benim söylememi bekleme çıkarımını yap saksıyı çalıştır. her şey iyi güzelde bu kısımda saçmalamışsın be hayalci diyorsan da senin fikrindir saygı duyarım. Saçmalayasım gelmiş olamaz mı? Millet olmayacak yerlerde saçma sapan çıkışlar yapıyor ben burada iki cümle fazla kurmuşum çok mu? Çok mu haaa söyle? /^^?*+%^ error.

8 yorum:

Adsız dedi ki...

Hopa'yı daha çok sevdim sayenizde... Duygu ve düşüncelerinİ çok güzel anlatmışsın HAYALCİ... Hopa'nın bir de gece vakti sohbetleri vardır deniz manzarasında. Ama manzarayı ancak sabah farkedebilirsiniz... Hopa'dan bana kalan en güzel hatıra ise 17 çakıl taşı... Sağlıcakla kal HAYALCİ...

Hamlet dedi ki...

Hadi bakalım yeşile maviye doymuş olmalısın biraz da mor kus bundan sonra...Bir de şu -de -da eklerini ayrı yazsan tadından yenmez senin..

Hamlet

HaYaLci dedi ki...

Adsız; o kadar çok toplamış mıyım ya? bak hiç farkında değilim:)) iyi bak taşlarıma tek tek seçtim ben onları.
Anlatılan duygular ortak duygular ben sadece sözcü oldum, tercüman oldum duygulara...

saygılar.

HaYaLci dedi ki...

Hamlet beyciğim; bütün -de -da ekleri ayrı yazılmaz bilirsiniz. ayrı yazılacak olanlara da ben kıyamıyorum. eki kökten ayırmak büyük günah:)

Şakası bir yana yazarken evet bazen unuttuğum oluyor. kaptırıveriyorum kendimi eki kökü gözüm görmüyor, haklısınız...

Ama ayrıda yazsam bitişikte yazsam tadımdan yenmem ben:)

saygılar...

Hamlet dedi ki...

O kadarını şu an göremiyorum göstermen gerekecek velakin bildiğim bir şey varsa o da yorumunda bile son cümlendeki -de -da ekini yine ayırmadığındır !

ama ayrı(da) yazsam bitişik(de) yazsam...

=))

Hamlet

HaYaLci dedi ki...

Yuh o cümleyi ben mi yazmışım. Tüü bana (bitişikte) ne biçim bir hata şeklidir. kınadım kendimi!

-de -da olayından daha beter bu durum. Yazmam engellenmeli benim.

çocuk da yaparım kariyer de!
ayrı da yazarım bitişik de!
sevsen de olur sevmesen de!
yorumuma da yazarım yazılarıma da!

ıhmm ıhm. sinirlenirim.

:)))))

Hamlet dedi ki...

Kaşınma !

=)

servis dedi ki...

Degerli blog yöneticisi sitenizi çok begendik herkese tavsiye ediyoruz laptop servisleri sitenizde yeni şeyler görmek üzere başarılarınızın devamını diler.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin