Perşembe, Kasım 26, 2009

Yarı açık mektup


Çok sessiz olmalısın. Sessizce gir yüreğime. Kimse fark etmesin geldiğini ben bile! Hatta kendine de söyleme bende olduğunu. Yüreğinin parmak uçlarına basa basa, yüreğimin ucundan tut. Sakın sımsıkı sarılma yüreğime, hep gitmeye hazır olsun bir yanın. Zaten benim de gücüm yok bir yüreği taşımaya. O yüzden bana da söyleme. Bilmemem en iyisi.


Konuşma sakın, güzel cümleler kurma bana… inanırım hemen kanarım öyle, öylesine. Küçük çocuklar gibi hem de. Yalan da olsa söylediklerin hazırım inanmaya. O yüzden söyleme. Bırak gözlerinde göreyim en güzel cümleleri. Gözlerinden çıkıp yüreğime aksınlar yine sessizce… Sen bak sadece! Ben kurarım cümleleri yüreğimde. Bakmadığında başlar çığlıklarım. Bakmadığında başlar karanlıklarım, gözlerini göremediğimde anlamsızlaşırım, yitirir kelimeler anlamlarını. Karanlıklarda koyma beni…


Sessizliğimiz bütün sesleri bastırsın! Her yerden, her telden sesler geliyor kulağıma. Kadınlar, erkekler, çocuklar çok kalabalıklar. Sesler uğultu gibi anlaşılmaz halde çınlıyor kulaklarımda. Sessizliğinle ört üstlerini. Buna ihtiyacım var. Sakinliğe, dinginliğe, senliliğe ihtiyacım var! Yaralarımı sarman için, yarama merhem olman için ihtiyacım var sana. Bunu senden istemem doğru olur mu? Bilmiyorum. Keşke yapsan ama keşke yapabilsen! Kendinde o gücü görüyor musun? Yok ben yapamam diyorsan o zaman lütfen yeni yaralar açma yüreğimde… ben güçlüyüm, kaldırabilirim, baş edebilirim ama yüreğim işte. O güçsüz! Üzgün, kırgın, mutsuz… onu incitme.


Üzme beni tamam mı?

2 yorum:

tlgylcn dedi ki...

olmuş bu, baya bi güzel olmuş hem.

HaYaLci dedi ki...

tlgylcn; teşekkür ederim. okuyan gözlerine sağlık:)))

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin