Çarşamba, Aralık 23, 2009

cingıl belss cingıl belsss


Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz. Vay be sevmiştim aslında ben bu yılı. Keşke hep bunda kalsaydık. Ama olmuyor maalesef. Günler, aylar, yıllar geçiyor ve ömür bitiyor. Sultan Süleyman’a kalmayan dünya bana mı kalacak sanki. Acaba onlar da yılbaşını kutluyorlar mıydı? Böyle hep beraber hareme dalıp vur patlasın çal oynasın ohhh padişahım çok yaşa….

Fatih baba-İstanbul’u da fethettik bu yıl seneye artık bakalım neler yapacaz…
Harem sakinleri – padişahım çok yaşa!!!
Fatih baba- bre yeniçeriler nerdesiniz? Boşuna mı devşirdik sizi! savaşarak girelim yeni yıla yeni fetihler yapalım. Çağ üstüne çağ açalım!
Birkaç iyi adam- padişahım çok yaşa!!!
Tarihin karanlık yanları var evet.

2009’a elveda 2010’a merhaba partisi hazırlıkları arifesindeyiz. Herkes için farklı bir heyecan bu yeni yıl. İyisiyle kötüsüyle bitirdik koskoca yılı. Geçen yılın enlerini seçilmeye başlanmıştır artık. Çok gerekli bir iş sanki. En çirkin, en güzel, en şık, en amele, en bilmem ne… bir sürü en furyası. Ben en’ler sıralamasında ne olurdum acaba? Hmm en sabırlı olabilirdim mesela. Sadece bu değil bir çok en olabilecek vasfım var ama bu yıl benim için sabır yılı gibiydi. Sabrımın sınırlarının zorlandığı zopzor bir yıldı işte.

Eee yılbaşında ne yapıyoruz? İşte bu günlerde en fazla duyduğum duydukça da saçlarımı yolduğum soru. Bir sürü plan, bir sürü insan. Dostum mutlaka bişey mi yapmamız lazım? Oturalım evimizde açalım televizyonumuzu dansözler felan ohh yandan yandan eğlenelim. Donatalım masamızı. Al sana yılbaşı eğlencesi. Oraya mı gidelim, buraya mı gidelim, damsız mı gidelim, dama mı girelim, onu mu giyelim, bunu mu takalım sarımsaklayalım da mı saklayalım derdi yok! Efenim buyurun bize gelin oturalım evimizde paşa paşa.

Yeni yılmış, eski yılmış, yıl eskimiş yenisi gelmiş nedir yani nedir? Günler aynı günler, haftalar aynı haftalar, aylar aynı aylar… yeni olan ne? Okul yıllarımızda hani her sene alınan yeni defterlere başlarken özenle başlardık. ‘’aga çok düzenli defter tutucam bu sene.’’ Gibi zor hatta imkansız sözler verirdik. Bunun gibi hissediyorum artık yeni yıllarda. Tertemiz bir sayfa açıp; geçen yıldan kalma tecrübeler ışığında bu yılı bambaşka geçireğimi felan hayal ediyorum. –yine- kocaman beklentilerim var yeni yıldan. Senelerdir bekliyorum gerçi bi numarası yok bu yeni yılların.

Hem zaten bize ne oluyorsa? Bize mi geliyor bu yeni yıl? Nerden geliyor hem? Elin gavuruna geliyor dostum. Uyan! Noel hem bunun adı. Babası felan var. Filmlerde görürsün sen ancak. Her evde mutlak suretle bir şömine, şömineye asılmak üzere hazırlanan rengarenk çoraplar… Şöminen yoksa nerden girecek sizin eve bu noel baba? Hediyeni nasıl koyacak çoraba? O uçan geyikleri nereye parkedecek bi defa(?) haa bu arada bizim evde şömine var. Valla var. Ne olur ne olmaz diye bir de çorap asıcam gece. Hemde baba çorabı… en büyüğünden.
Herkeslere mutlu yıllar şimdiden....
cingılllll bellssssssssssss cingıl bellssssss cingıl ool dı veeyyyyy

Pazar, Aralık 06, 2009

Çok başlı ama başlıksız


Uzun zamandır yazmadığımı farkettim
sıkıntılıyım sanırım bu ara. Bilmiyorum nasıl olduğumu sormaya korkar oldum kendime ‘’nasılsın?’’ diye. Karmakarışık bir ruh hali ne yapacağını bilememe durumları ve en kötüsü yalnızlık! Bir dost bir arkadaş omzuna yaslanıp ağlayabileceğin derdini sıkıntını paylaşabilecek güvenilir ve samimi olduğuna inandığın birileri lazım bana. Ama bakıyorum yok lan! Gerçekten yok. O kadar kalabalık ki çevrem üstelik. Ne kadar korkunç bi durum bu.

********Anlamsız bence herşey. Yaşamak anlamsız. Çabalamak, uğraşmak, çalışmak anlamsız. Ne için? kim için çalışmak? neden? Herşey yalan bence. Güzel ve kaliteli bir yaşam standartını yakalamak mı amaç? Pehhh.

*******Bir keresinde bir oğlanı çok sevmiştim. Her şeye anlam katandı o. Ve herşey onun içindi. Dünya onun çevresinde dönerdi. Güneş onun için doğar onun için batardı. Ağladım, güldüm, içtim, düştüm, kalktım felan filan onun için. Ne oldu? Yok şimdi hani nerde? Yeniden sever miyim peki? Sevdikte ne oldu onu söylesene sen bi bana…

******Teoman çalıyor şimdi; belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa senin cebine girmiştir! Olamaz mı olabilir…
Belki de öyle olmuştur. Versin paramı arkadaşım. Onda ne arıyor. Benden bişey kalmasın onda. Ya da dur kalsın bakıp bakıp beni hatırlasın. Üzülsün. Üzülür mü peki? Ben olsam üzülürdüm beni kaybetmek bence zor bir durum. İstemezdim ben beni kaybetmeyi. (hehee evet egolarım..)

******* Neden insanlar bu kadar hoyrat? Neden bu kadar kırıcı? Neden düşüncesiz bu kadar? Bende öyle olmaya karar verdim radikal kararlarım arasına ekliyorum canım. Bencilliğin dibine vurucam. Valla yaparım! En azından denerim…

******* Sigara içmekten de sıkıldım üstelik. Bırakacam ama şimdi canım istemiyor. Ama içmekte istemiyorum. Çevremde bırak bırak güzelliğine yazık, ciğerlerine yazık daha gençsin bilmem ne cümlelerini kuran ağabeylerim ablalarım inadınıza bırakmıyor olabilirim. Asilik ruhumda var. Ne yapabilirim!

*******Sürekli ev arkadaşı aramaktan yeni birilerini tanımaktan, kendimi yeni birilerine tanıtmaktan çok sıkıldım. Tek başıma ev tutucam o olacak sonunda. Ama kiralar çok pahalı. En olmadı evlenirim. Haa o da ev arkadaşı değiştirmekten sıkıldığımdan yani. Başka bir şey değil. Kalıcı ev arkadaşı sana mis gibi. Yaparım hemen nöbet çizelgemi yemekti bulaşıktı temizlikti sıraya koyar gül gibi de geçinirim valla…

******* Ortam değişikliği şart bu ara bana. Askerde verirler ya hava değişimi. Bana da versinler. Havam değişsin. Hatta bana vermesinler havaya versinler direk değişimi. Ben aynı kalayım hava değişsin. Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme gibi bişey oldu, olsun. Varsın öyle olsun.
DİpNöT: bu resim buraya olmadı bence. ama kullanmak istedim. sence de uygun olmadı bunu da biliyorum! üstüme gelme bu konuda...

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin