Çarşamba, Mayıs 26, 2010

Sağım yalan solum yalan döndüm baktım dünya yalan

Bir insan neden yalan söyler?

Gerçek dediğin şeyin kime göre neye göre gerçek olduğu değişir mi?

Gerçek değişken bir şeyse duruma göre değişebilitesi varsa o zaman yalan diye bir şey yoktur!

Değişen gerçekler vardır…

Gerçek dediğin şey değişmez arkadaşım! Duruma muruma bakmaz. Masal okumayın bana biz de geçtik o yollardan… yalanın rengi de olmaz bence. pembe yalan, mor yalan, siyah yalan felan ne lan bu! Rengi değişince inandırıcılığı mı artıyor? Verdiği zarar mı hafifliyor? Sevimli bi hal mi kazanıyor napıyor? Yürü git laann.

Yalan söylemek çok kolay bir iş yaa. Bir insanı kandırmak çok kolay. Birisi bişey soruyor size mesela sizde roman gibi yazıyorsunuz dakkada hemde. Karşınızdaki de inanıyor. Oldu da bitti maşallah yatsıya sönmez inşallah… tebrikler kandırdınız! Peki ya kendinizi nasıl kandıracaksınız? Gerçeğin ne olduğunu biliyorken, başınızı yastığa koyup nasıl uyuyacaksınız? Aklınızın bir köşesini hep meşgul etmeyecek mi? Vicdan denilen şey bırakacak mı peşinizi? Yalan söylediğiniz kişiyi her gördüğünüzde, her yüzüne baktığınızda utanmayacak mısınız? Ezilmeyecek misiniz? Bunu taşıyacak kadar güçlü mü omuzlarınız?

Belki söylediğiniz yalanı düşünmeye bile vaktiniz olmayacak bir süre. Ama herkes gittiğinde, el ayak çekildiğinde, kendinizle baş başa kaldığınızda ölümcül bir virüs gibi kemirmeyecek mi beyninizi?

Şimdi belki çok akıllı olduğunuzu düşünüyorsunuz. Çok zeki, çok kurnaz… hani kandırdınızya O’nu. Pek saf çıktı ‘’O’’ da di mi? İnandı hemen size. Belki de inanmak istedi. Bunu bilemezsiniz.

Ama ya planladığınız gibi gitmezse…

Yalan söylediğiniz ortaya çıktığında nasıl hissedeceksiniz? Anlattığınız hikayeyi yazarken bunu hiç hesaba kattınız mı? Sizin hissedeceklerinizi bir kenara atalım şimdi. Yalan söylediğinizi öğrenen kişi sizin hakkınızda neler düşünecek? Bilmek istemezsiniz bunu. Aslında çok iyi bilirsiniz. Ama bilmemeyi tercih edersiniz! Çünkü aynı şey size yapılsa belki de çok daha fenasını düşünür ya da söylersiniz. Ama konu kendiniz olunca; konduramazsınız… neden yalan söylediğinizi açıklamak için türlü türlü bahaneler sıralarsınız. ‘’şöyle olduğu için böyle didim.’’ Kalıbına birçok şey sığdırabilirsiniz. Ama nafile ama boş ama gereksiz!

Özür dilemek bazı yaraların sarılmasına yetmiyor. Acıyı dindirmiyor. Affedilmiyor…

İşte tam da bu nedenle sizin için değerliysem eğer bana sakın yalan söylemeyin. Eğer söylemişsenizde sakın özür dilemeyin. Sessizce çıkın gidin hayatımdan. Asla geri dönmeyin!

Çarşamba, Mayıs 12, 2010

Aşk Denklemini Denkleştirmece


Efendim malumunuz ben bir eğitimciyim. Herhangi bir demecimde bu konuya değindim mi bilmiyorum ama değinmemişsem de şu an değiniyorum. (çok değdirikli(?)
Bir cümle oldu. Evet.). benden iyi olmasın kendi alanında gerçekten iyi bir eğitimciyle yaptığım bir msn diyaloğunu paylaşmadan geçemiycem. Zira heryerde eğitim diyoruz… Sanalda yada reelde nerede olursa olsun ve konu ne olursa olsun eğer öğretmenseniz bi yerden eğitime bağlanır. Bu sefer aşk denklemi üzerinde yoğunlaştık. Konuştuğum kişi 1. Sınıf öğretmeni. msn iletisine kalp + kalp = aşk yazmış. Ve tabi HaYaLci laf atmazsa bu duruma olmaz. Zira benim iletimde de kul kurar kader bozarmış yazıyordu…


HaYaLci:
Bu matematik bizi kandırıyoooor hocaammmmmm….

Çılgın sınıfçı:
niyeki ne?
ben bunları öğretiyorum kızım hata yapmam))

HaYaLci:
AŞk uzmanım benim

Çılgın sınıfçı:
heytt
aşksa bana sor uzağa gitme

HaYaLci:
denklem basit aslında ama ben iŞlem hatası yapıyorum

Çılgın sınıfçı:
fazla büyük sayılarla uğraşmaman lazım
küçük olsunlar
hem elde tutarsın hem kafanda
))

HaYaLci:
oo süperdi kenara yazmam lazım

Çılgın sınıfçı:
yazzzzz
kul kurarmış kader bozarmış
yalan
sayılarla denklem kuracaksın

HaYaLci:
haklı olabilirsin

Çılgın sınıfçı:
yokmu bişey hala sende kızım
baş göz edelim seni de

HaYaLci:
benim elde YOk komŞuya gidip bi onluk almam lazım

Çılgın sınıfçı:
))
bak nasılda hemen kavradın
süperim yawww)
deli şey seni

HaYaLci:
Bencede…

Salı, Mayıs 11, 2010

Gevşer Gönül Yayları



''...Gel kıpır kıpır içim fıkır fıkır tenimde dolaşsın aaaaşk..'' diye avaz avaz baqırasım var sevgili okuyucu. Tam olarak sözleri böylemiydi hatırlayamıyorum ama benim tam olarak böyle baqırasım var. Şuursuz mayıs ayında olmamıza rağmen güneşi yakaladığım nadir zamanlarda hemen bi aşk serüveninde buluyorum kendimi. Buluyorum dediysem gerçekten serüvenin içinde olmuyorum ama olsam ne güzel olurdu diye hayal ediyorum.

Böyle yemyeşil kırlar, şırıl şırıl akan bir dere kelebekler kuş cıvıltıları mis gibi bahar kokusu filan. Hoş bi ambiyans oluşturuveriyorum hemen. Hafif rüzgar efekti katıp sevgili sevgilinin elinden tuttuğum gibi dağ bayır gezmeye başlıyorum. Romantik olmadı sanırım bu.

O zaman sıcak bir yaz akşamı deniz kenarında şık bir restoranttayız sevgili kişisiylen. Mum ışıkları filan var ortamda. Kaçamak bakışlar havadan sudan muhabbetler eşliğinde yenen lezzetli bir akşam yemeqi. Ardından böyle yine elele tutuşmaca, deniz kenarında uzun yürüyüşlere eşlik eden seni seviyorumlar, bende seni sevgilim diye devam eden kısır döngü… bu da fazla römantik oldu sıkar beni eğlencesiz bi kere.

Yemek olayını çıkarsak şöyle bi kenara. Malum yaz geliyor azcık forma girmek gerek. O zaman mekanı değiştiriyorum. Şık bir eğlence mekanındayız bu sefer. Gitar saz fülüt darbuka ne ararsan var. Assolistin sesi de güzel repertuarı geniş. Ne istesen anında çalıyor. Sevgili Sevgili benim için şarkı filan istiyor. Elele gözgöze dizdize dinliyoruz şarkıyı. Hatta o gece bizimde artık bir şarkımız oluyor. Ne zaman onu duysak içimiz kıpraşıyor. Eksik bunda da bir şeyler eksik ama ne? Enstürümanlar mı yetersiz acebaaa?

Ya zaten çalışıyoruz sevgili sevgilim. Daha az yorucu bir aktivite seçsek seninle. Bak film izleyelim mesela. alalım şöyle en korkuncundan bir film onu izleyelim. Sen korkmazsın zaten öyle şeylerden ama ben korkarım olsun yanımda sen varsın korkunca sımsıkı sarılırım sana… sende korkma yanında ben varım sevgili sevgilim felan dersin. Mısırda patlatırsın hem bana.

Sonra mı?

Hayal gücümüzü fazla zorlamayalım istersen…

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin